Özgül fobi, bazı özel durumlar ve özel nesnelerden duyulan “mantıksız” korkudur. Burada kilit olan nokta bu durumun mantıksız olmasıdır. Öyle ki, örneğin aslan fobisi diye bir şeyden olgu olarak bahsedilemez. Çünkü aslan, insanın bedensel bütünlüğüne kolaylıkla zarar verebilecek bir hayvandır. Ancak, aslan lafının geçmesi, aslan fotoğrafına bakmak durumlarında da, vücudumuzun bize kendimizi koruyalım diye bahşettiği “kaç ya da savaş” mekanizmasını tetikliyorsa, burada bir fobi durumundan bahsedilebilir. Bu durumu, başlatabilen ögeler olabileceği gibi, hiçbir bilinen neden yokken de bir duruma veya bir nesneye karşı fobi geliştirilebilir.

 

 

Özgül fobiye sahip olan kişinin, düzelme ile arasında duran faktör, çoğunlukla kendisidir. Çünkü özgül fobiye sahip olan insanlar, hayatlarını bu şekilde sürdürmeye alışmışlarsa, kaçınma davranışı geliştirip hayatını buna göre sürdürme eğilimini gösterebilirler. Buna köprüden geçme fobisi olan birinin, hayatı boyunca köprü kullanmayacağı güzergâh belirleyerek yaşamını sürdürmesi gösterilebilir. Bu belli açılardan sürdürülebilir gözükse de, kişinin yaşam kalitesini düşürücü bir faktör olduğu oldukça açıktır. Bununla beraber, kişi olan durumu olduğundan küçük olarak görme eğiliminde olacağından dolayı, problemi tam anlamıyla problem olarak görmekte sıkıntı yaşar, onunla dalga geçmeye ve baş etme kısmına geçmekte kendisine problemler oluşturur. Burada önemli olan; kişinin problemi olgusal olarak ne kadar küçük olursa olsun, problem olarak tanımlayabilmesidir. Bunun için de, psikoterapi sürecinde ilk aşamada psikoeğitim yapılır ve problemin önemsiz olmadığı ancak süreç ile üstesinden gelinebilecek bir durum olduğu aktarılır.

 

Psikoterapi sırasında, Klinik Psikolog ile Danışan arasındaki uyum, problemi tanımlama açısından oldukça büyük önem taşır. Örneğin, kedi fobisini tanımlama açısından bir komorbidite (herhangi başka problem ile eşleşme) durumunu, psikoterapistin göz ardı etmemesi önemlidir. Örneğin kedi fobisi yaşayan bir birey, kedinin onu çizeceği veya herhangi bir zarar vereceğini düşünüyorsa anksiyete bozukluğu ile, kedinin ona bir mikrop veya hastalık bulaştıracağını düşünürse, obsesif kompulsif bozukluk ile bir komorbidite ihtimali göz önünde bulundurulmalıdır.

 

Yapılan çalışmalarda, Uzman bir Psikolog eşliğinde yapılan psikoterapi (özellikle Bilişsel Davranışçı Terapi), özgül fobilerin üstesinden gelmek adına oldukça etkilidir. Bilişsel yapılandırma geliştirilip, davranışlar ile desteklendiği takdirde, kişi fobi ile baş edebilmektedir.

 

Uzman Klinik Psikolog

Ümit Özkan Yalçın