Bilişsel Profil olarak OKB (Obsesif Kompulsif Bozukluk) için, algılanan bir tehlikeyi ya da tehdit unsurunun üstesinden gelebilmek adına, bireyin oluşturduğu bazı bilinçli ya da bilinçsiz ritüellerin tekrarlanması olarak açıklanabilir. Birey, bahsedilen ritüeli yaptığında geçici bir rahatlama hisseder.

 

 

Burada üzerinde durulması gereken durum, bunun tekrarlanan bir eylem olmasıdır. Takıntılı (Obsesif) düşüncelerin hepsine problemli dememiz söz konusu olamaz. Çünkü her insanın takıntılı düşünceleri vardır ve bu bir bozukluk demek değildir. Örneğin, çizgilere basmadan yürümeye çalışmanın ne kişinin bilişsel sürecine ne de davranışsal durumuna bir bozukluk yaptığını söylememiz güçtür. Ancak; bireyin  “çizgilere basarsam eğer, işlerim kötü gidecek” yönünde bir atıf vermesi durumunda, işler birey açısından daha karmaşık ve probleme yakınsayan bir süreç içine girmesine yol açabilir.

 

Obsesif Kompulsif Bozukluk ile ilgili problem yaşayan bireyler, bunun üstesinden gelmek adına yapılan psikoterapi seanslarında da belli direnç ve kaçınma refleksleri gösterebilir. Bu oldukça doğal ve beklenen bir durumdur. Danışanın bunu geliştirmesinin temel sebebi, Obsesif Kompulsif Bozukluk ile baş etme süreci, aynı şekilde diğer birçok psikoterapi seansı sırasında olduğu gibi rahatsız edici ve uğraştırıcı olmasıdır. Bu sebepten dolayı, psikolog ile danışan arasında sağlanacak olan terapötik ittifak önemlidir.

 

Yine diğer Bilişsel Davranışçı Terapi süreçlerinde olduğu gibi, Bilişsel süreci yeniden yapılandırma çalışmaları yapılır ve bireyin davranışları, problemin üstesinden gelmek adına yeniden sistematik olarak oluşturulur. Önemli noktalardan biri, bu süreci danışana özel belirlemek ve yapılması beklenen davranışların sürdürülebilir olmasıdır.

 

Uzman Klinik Psikolog

Ümit Özkan Yalçın